Untitled – İsimsiz

*

Click here for a larger image. / Daha büyük fotoğraf için buraya tıklayın.

Advertisements

The End, Mark Strand.

SON

Kimse sonunda hangi şarkıyı söyleyeceğini bilmez,
Yelkenli uzaklaşırken gözleri iskelede, veya nasıl olacağını
Denizin kükremesiyle donakalmanın, orada yolun sonunda,
Veya ne umacağını asla dönemeyeceği kesinleşince.

Gülü budamanın veya kediyi okşamanın zamanı geçtiğinde,
Çimenleri kavuran güneş ve serinleten dolunay
Görünmez olduğunda, yerlerine neyi keşfedeceğini kimse bilmez.
Geçmişin ağırlığı hiçbir şeye yaslanmaz olduğunda ve gök

Anımsanan ışıktan başka bir şey olmadığında, ve sirus ile
kümülüsün öyküleri sona ererken, ve tüm kuşlar donup kalınca uçarken,
Kimse kendini neyin beklediğini bilmez, veya hangi şarkıyı söyleyeceğini
İçinde olduğu gemi karanlığa kayıp giderken, orada yolun sonunda.

                                                Mark Strand

………………………………………………………………….

THE END

Not every man knows what he shall sing at the end,
Watching the pier as the ship sails away, or what it will seem like
When he’s held by the sea’s roar, motionless, there at the end,
Or what he shall hope for once it is clear that he’ll never go back.

When the time has passed to prune the rose or caress the cat,
When the sunset torching the lawn and the full moon icing it down
No longer appear, not every man knows what he’ll discover instead.
When the weight of the past leans against nothing, and the sky

Is no more than remembered light, and the stories of cirrus
And cumulus come to a close, and all the birds are suspended in flight,
Not every man knows what is waiting for him, or what he shall sing
When the ship he is on slips into darkness, there at the end.

                                                Mark Strand

 

Source: https://www.brainpickings.org/2016/10/18/mark-strand-reads-the-end/

You can also hear the poet reading his poem there.

 

 

Gecenin Gecesi. Hasan Ali Toptaş.

Gecenin Gecesi. Hasan Ali Toptaş. Ümit Ünal’ın Desenleriyle. Everest Yayınları, 10uncu Basım, 2017.

Hasan Ali Toptaş’ın birini daha önce okuduğum 5 öyküsü var bu kitapta. Ümit Ünal’ın öykülere çok yakışan güzel desenlerini de ekleyince, Toptaş’ı tanımasını istediğiniz birine hediye etmek için çok uygun bir seçim olabilir.

Toptaş’ı bilen okurların hemen her satırında onun imzasını bulacakları öyküler bunlar. Bir ortak yanları da tüm öykülerin bildik anlamda bir öyküleme olmaktan çok (veya onun ötesinde) yazma eylemine güzelleme niteliğinde olması. Toptaş, içinde yaşayıp soluk aldığımız, yürüdüğümüz, kavga ettiğimiz, seviştiğimiz dünyada değil, yazılanların oluşturduğu bir dünyada açabiliyor gömleğinin üst düğmesini. Yazdıkça, yazdıklarında yaşadıkça rahatlıyor, gülümsüyor, eğleniyor. Yazmak, çocuk ressam Toptaş’ın fırçası, boyaları ve tuvali…  Dünyasının tüm renkleri odasının duvarlarında…

Hasan Ali Toptaş’a hayran olmak için bekleyenlere “buyurun, buradan başlayın” diyebilirim. İsterseniz bir romanından veya denemelerinden de başlayabilirsiniz tabii!

Virgina Woolf’un Çamaşır Makinası

Bu sıralarda Mina Urgan’ın Virginia Woolf Kitabını okuyorum; hem insan Woolf’u hem yazar Woolf’u daha iyi anlamak için. Okudukça şaşırıyor, Woolf’u daha çok seviyorum.

Dün, uzun zamandır rastlamadığım güzellikte bir TED konuşması izledim: Bir yıl kadar önce ölen İsveçli bilim adamı Hans Rosling’in Sihirli Çamaşır Makinası adlı sunumu (İngilizce). Rosling, çamaşır makinası örneğinden yola çıkarak hepimizi çok ilgilendiren bazı sorunlara dikkat çekiyor ve bununla da kalmayıp çözüm yolları konusunda düşünmemize yardım ediyordu. Zekice hazırlanmış esprili sunumu izleyince çamaşır makinasının ne kadar önemli olduğunu anladım. Çevreciliğin cahilliğe engel olmadığını da ilk kez bu kadar net gördüm. Rosling’in konuşmasında, çevreci olarak adlandırdığı birilerinin fazla elektrik harcadığı için çamaşır makinalarının yaygınlaşmasına karşı çıktıklarını duyunca şaşıracaksınız.

Dahası, bu konuşma Virginia Woolf‘un feministliği ile ilgili Mina Urgan’ın yazdıklarının kafamda doğru yere oturmasını sağladı. Woolf, üniversite öğrencisi genç kızlara yaptığı bir konuşmanın kitaplaştırılmış haline “Kendine Ait Bir Oda” adını vermiş. O konuşma, kitap ve kitaba verilen ad, kadınların akılları ermediği için yazar, ressam, besteci… olamayacağını dayatan yaygın anlayışa bir yanıt niteliğinde. Woolf, kadın yazarların, ressamların, bestecilerin azlığının nedeni olarak kadınların ev işlerine mahkum edilmelerini görür. Kadınların yazmak, resim yapmak gibi ev işi dışında etkinliklere zaman ayırmalarına izin verilmediğini, kendilerine ait bir odaları olmadığını vurgular. Oysa “yazar”, “devlet adamı” babalar, odalarına çekildiklerinde herkes onları rahatsız etmemek gerektiğini bilir. Woolf, kadınların oy kullanabilmesi ile ilgili tartışmalarla pek ilgilenmemiş ama hem gerçek hem mecaz anlamda kendi odaları olmasını çok önemsemiş.

İlk elektrikli çamaşır makinaları Woolf yaşarken piyasaya çıkmış olsa da onun bu makinalardan birini kullandığını düşündürecek bilgimiz yok. Nasıl yaşadığını, tüm enerjisini yazmaya verebilmesi için eşi Leonard’ın onu nasıl el üstünde tuttuğunu dikkate alınca, Woolf’un bu makinalara kişisel olarak ilgi duyması için bir neden göremiyorum. Kısacası, Woolf’un bir çamaşır makinası yoktu diye düşünüyorum. (Woolf hayranı olduğunu saklamayan Ursula Le Guin‘in tüm o olağanüstü kitapları yazarken bir yandan ev işlerini yaptığını ve üç çocuk büyüttüğünü düşününce, onun mutlaka çamaşır makinaları olmuştur diyorum. Ve… kendine ait bir odası).

İnanıyorum ki Woolf, Rosling’i izlese ona hak verirdi. Çünkü Rosling, dünyanın büyük kısmında çamaşırların hala elde ve kadınlar tarafından yıkandığını gösteriyor. Saatlerini, günlerini, ömürlerini çamaşır yıkamak için harcayan kadınların elektrikli çamaşır makinaları sayesinde -pek çok başka şeyin yanında- okumaya zaman ayırabileceklerini söylüyor. Bir anlamda, kendilerine ait bir odaları olabileceğini. Erkeklerin egemen olduğu, durup durup savaş çıkardığı dünyada, kadınların en az oy hakkı kadar ihtiyacı olan şey kendilerini geliştirebilmek, dünyayı anlamak, düşüncelerini -çoğu yerde yalnızca erkeklere tanınan olanakları kullanarak- dile getirebilmek. İsterseniz bakın!

Çamaşır makinası bunun için önemli. Woolf bunun için haklı. Çamaşır makinası, kadının kendine ait bir odası olması için gerekli.

Çamaşır makinası deyip geçmemeli.