Ben Bir Mumum

Ben Bir Mumum / I am a Candle Ben bir mumum. Şölende yandım. Sabah olduğunda kalanımı topla da bu sayfa hatırlatsın sana nasıl gururlu olup nasıl ağlayacağını, kalan üçte birini nasıl vereceğini mutluluğun, ve kolayca nasıl öleceğini— ve derme çatma bir saçak altında öldükten sonra yanacağını, bir sözcük gibi. Arseny Tarkovsky I am a candle.… Continue reading Ben Bir Mumum

Yağmur Sonrası / After Rain

Yağmur Sonrası (Flickr) / After Rain (Flickr) Gördüğümüzle bildiğimizin ilişkisi hiç çözülmemiştir. Her akşam güneşin batışını izleriz. Biliriz ki dünya ona sırtını dönmektedir. Gene de bilgi, açıklama hiçbir zaman gördüğümüze tam uymaz. - John Berger, Ways of Seeing The relation between what we see and what we know is never settled. Each evening we see… Continue reading Yağmur Sonrası / After Rain

Kesme Çiçekler / Cut Flowers

Bir aile fotoğrafı çekmek için oradaydım. İstediğim fotoğrafı çektim. Ayrılmak üzereyken masada duran kesme çiçekleri farklı bir açıdan gördüm. Bunu çekmeliyim dedim. Bende fotoğraf çekme arzusu uyandıran her görüntüyü çekmeye çalışıyorum. Sonuçta daha önce hiç çekilmemiş bir fotoğraf çekmiş olmuyorum. Amaç, eylemin kendisi zaten: Fotoğraf çekmekten keyif almak. Böyle yaptığım için hiç pişman olmadım.   I… Continue reading Kesme Çiçekler / Cut Flowers

Yazlık Evler Yalnız / Vacation Houses Vacant

Akarca'da (Seferihisar, İzmir), güneşli ama serin bir Mart öğle sonrası, kıyıdaki yazlık evlerin çevresinde dolaştık... We have spent an afternoon around seaside summer houses at Akarca, Seferihisar, İzmir. The weather was nice for the time of the year (early March). The real summer is months ahead...  

The End, Mark Strand.

SON Kimse sonunda hangi şarkıyı söyleyeceğini bilmez, Yelkenli uzaklaşırken gözleri iskelede, veya nasıl olacağını Denizin kükremesiyle donakalmanın, orada yolun sonunda, Veya ne umacağını asla dönemeyeceği kesinleşince. Gülü budamanın veya kediyi okşamanın zamanı geçtiğinde, Çimenleri kavuran güneş ve serinleten dolunay Görünmez olduğunda, yerlerine neyi keşfedeceğini kimse bilmez. Geçmişin ağırlığı hiçbir şeye yaslanmaz olduğunda ve gök Anımsanan… Continue reading The End, Mark Strand.

Kendi Kendine Karşı – Self Against Self.

İnsanın kendi imgesi ile gerçekte olduğu kişinin böyle çarpışması her zaman çok can acıtıcıdır. Bu konuda yapabileceğiniz iki şey var: Çarpışmayla dosdoğru yüzleşir ve gerçekte olduğunuz kişi olursunuz veya geri çekilebilir ve olduğunuzu sandığınız kişi olarak kalmayı sürdürmeye çalışırsınız ki bu, içinde kesinlikle yok olacağınız bir fantazidir. James Baldwin = This collision between one’s image… Continue reading Kendi Kendine Karşı – Self Against Self.

Gece Yakın / Night was Falling

Gece yakın, yol yok sandın. Bunlar zihnin oyunları. Kapa gözlerini bir an, uyan. Gece hiç olmadı Yol sendin her zaman. ------------------------------------- Night was falling and there was no way, so you thought. These are plays of the mind. Close your eyes for a moment, wake up. Night has never fallen You've been the way all… Continue reading Gece Yakın / Night was Falling

Kayıp / Lost

Öyle kal. Karşıdaki ağaçlar ve yanıbaşındaki çalılar Kayıp değil. Bulunduğun yere Burası denir, Ve ona güçlü bir yabancı gibi davranmalısın, Onu tanımak ve kendini tanıtmak için izin istemelisin. Orman nefes alır. Dinle. Yanıt verir, Çevrendeki bu yeri ben yaptım. Ondan ayrılırsan, Burası diyerek dönüp gelebilirsin. Kuzguna birbirinin aynı iki ağaç yok. Çalıkuşuna birbirinin aynı iki… Continue reading Kayıp / Lost

On Bullshit, Harry Frankfurt.

This is something every thinking, talking and listening person (yes, a broad enough population) must read. Period. Although the subject might smell a bit unpleasant, inside it is -for lack of a better word- delicious. We humans, dwelling practically always with others in this closed space we call Earth, face bullshit almost everyday. Mr. Frankfurt… Continue reading On Bullshit, Harry Frankfurt.