Katip Bartelby. Herman Melville.

Katip Bartelby. Herman Melville. Çeviren: İlknur Özdemir. Kırmızı Kedi Yayınevi, 2016.

Adı Moby Dick ile anılan Amerikalı yazar Herman Melville’in bu uzun öyküsü hep güncel kalacak gibi duran bir konuyu işliyor: Öteki. Yakınlarda okuduğum Saramago’nun Körlük’ünde de birbirimizi ne kadar kolay, ne kadar hızlı, ne kadar acımasızca ötekileştirdiğimiz anlatılıyordu.

Melville, benim gibi sırdan bir okuyucunun kolayca özdeşleşemeyeceği bir anlatıcı kullanıyor: Noter benzeri küçük bir işyerinin patronu… Daha anlatıcı aşamasında okura yabancı bir karakterle karşılaşmak, yolculuğun zorlu olacağını gösteriyor. Anlatıcı, öykünün asıl kahramanı Bartelby söz konusu olduğunda şaşırtıcı biçimde farklı davranışlar gösteriyor. Tipik bir “öteki” olan Bartelby’yi, sıradışı yaklaşımları olan anlatıcının gözünden izliyoruz. Patron, Bartelby’yi anlamadığını açıkça söylemesine karşın ona herkes gibi davranmıyor, onu dışlamıyor, aşağılamıyor, ezmiyor. Acaba neden?

Her çağda, her toplumda ayrıntıları farklı da olsa tüm ötekilerin ortak bir yanı var: Onları anlamıyor, davranışlarını (hatta düşüncelerini) onaylamıyoruz. Bize, toplumun geri kalanına, görünür – kanıtlanabilir bir zararı olmayan bu kişi veya toplulukları en azından dışlıyoruz. Ötekileştirmek, koşullar uygun olduğunda, aşağılamanın, acı çektirmenin hatta öldürmenin yolunu açıyor. Tek kusuru öteki olmak olan insanlara yapılanları gördükçe, anladıkça, insan olmaktan utanıyoruz. Sonra? Sonra yolumuza devam ediyoruz… Herbirimiz bir gün öteki olabileceğimiz halde böyle bir olasılık yokmuş gibi davranmayı sürdürüyoruz.

Egemen çoğunlukta bulunanların paylaşmadığı, onaylamadığı herhangi bir özellik (diğerlerinin tümü aynı bile olsa) ötekileştirmenin gerekçesini oluşturabiliyor. Bu gerekçe, çoğu zaman din, mezhep veya etnik köken farklılığı olsa da yeri geldiğinde saç-sakal-bıyık farklılığı, kıyafet farklılığı veya “görüş” farklılığı bile olabiliyor.  Farklı olana ölüm!

Bartelby farklı biri. İşini yapan, yapmak istemediği şeyler de olan biri. “O işi yapmamayı tercih ederim” deyişi, tipik bir öteki olduğunun kanıtı. Biz de, patronu gibi, onu anlamıyoruz. Patronunu bize göre öteki yapan ise onun Bartelby’ye karşı tutumunun farklı olması, Bartelby’yi, görünüşte haklı nedenleri olmasına karşın, ötekileştirmemesi. Öykünün bütün etkisi de burada yatıyor. Melville, sakin, olaysız, kavgasız döğüşsüz anlatısında sanki “yapmayın” diyor hepimize, “ötekileştirmeyin!”. Örtülü olarak önerdiği çözüm ise çoğumuza zor gelecektir: Biraz olsun öteki olmayı deneyin!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s