Aden. Stanislaw Lem.

Aden. Stanislaw Lem. Çeviren : Olgun Baydemir. İletişim Yayınları, 4üncü Baskı, 2015.

Aden, belirsiz bir gelecekte, Dünya’dan kalkmış bir araştırma gemisinin paramparça olmadan düştüğü, hakkında o zamana dek pek az şey bilinen bir gezegen. Roman, gemi düşerken başlıyor. Adlarını bilmediğimiz, kitapta meslekleriyle (Kaptan, Doktor, Mühendis…) belirtilen karakterlerin hiçbirinin fiziksel özellikleri (kaşı-gözü!) tanımlanmıyor. Lem, bu karakterleri derinliği olan roman kişileri olarak kurgulamaktan kaçınmış, aralarındaki farklılıkların mesleki bakış açısı farklılıkları olarak algılanmasını istemiş.

Lem’in çok tanınan başyapıtı Solaris’in konusu Tanrı’nın varlığı, varsa onun insanlarla, insanların onunla nasıl ilişki kurabileceği olarak özetlenebilir. Bu, Tarkovskinin filminde büyük ölçüde ele almış, Soderbergh’in Clooney’li Hollywood filminde ise neredeyse tümüyle görmezden gelinmiştir. Aden, tanrı-insan ilişkisi (veya insan ile ona tanrı gibi gelebilecek bir varlığın ilişkisi) yerine bu kez insan ile başka bir “akıllı” yaşam formunun ilişkisi üzerine… Yalnızca yaşadıkları ortam, biyoloji ve anatomileri değil, tarihleri, kültürleri ve dilleri tümüyle ilişkisiz yaşam biçimlerinin birbirlerini ne kadar anlayabilecekleri sorusu, romanın ana konusunu oluşturuyor. Böyle olunca, uzay gemisi ve Aden gezegeni ile ilgili teknik ayrıntılar romanın yazıldığı 1959’dan bu güne eskimiş olsalar da Lem’in asıl soruları hala geçerliliğini, güncelliğini koruyor. Uzayda bizimle iletişime geçebilecek bir yaşam türü varsa, bir gün karşılaşırsak, iletişim nasıl kurulacaktır? Tahmin edilebileceği gibi, roman, bu soruları yalnızca sormayı amaçlıyor. Yanıtlama çabaları ise ilgili okurların ucundan tutup gerisini kendilerince getirmeye çalışacakları ipuçları sunmaktan oluşuyor. Dünyamızda hepsi aynı anatomiyi, biyolojiyi paylaşan, aralarında yalnızca dil ve kültür farkı olan (bazen bu kadarı bile olmayan) insanların birbirlerine nasıl vahşice saldırdıklarını düşününce, Lem’in sorduğu sorulara soğukkanlı ve tutarlı yanıtlar vermek çok zor. İnsanı utandıracak kadar zor.

Lem, ilginç olarak, Dünyalıların Aden’deki yaşam için bir tehlike oluşturmaktan endişe ettiklerini ve orada neden olabilecekleri hasarı sınırlı tutmaya çalıştıklarını yazıyor. Dünya dışına taşan bir çevre duyarlılığı ve sorumluluk duygusu bu… Stephen Hawking ise, uzayda bizimle iletişime geçebilecek bir yaşam formunun  Dünya için büyük bir tehlike olacağını öne sürmüştü yakın zamanda. Çocuklarımız, hangisinin haklı olduğunu anlayacaktır!

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s