Neden Yazıyorum. George Orwell.

Neden Yazıyorum. George Orwell. Çeviren Levent Konca. Sel Yayınları, 2nci Baskı, 2013.

Orijinali, İkinci Dünya Savaşı devam ederken, 1946’da yayımlanmış olan bu kitap, okumayı planladığım, bir gün okurum diye aldığım kitaplardan değildi. Bazen böyle olur, bir kitap gelir beni bulur. Nasıl oluyorsa, aslında onu okuyor olmam gerektiğini biliyordur.

Orwell’in Hayvan Çiftliği ve 1984 romanlarını, aklı başında her insanın, söylenenle yapılan arasındaki zıtlığı fark edip rahatsız olan herkesin okuması gereken yaşlarda okumuştum. Orwell’in makalelerini içeren ve o iki romanın arasına dek gelen bir yılda yayımlanan bu kitap ise rastlantıyla çıktı karşıma.

Kitaptaki dört yazının ilk ikisi Orwell’in siyasi düşüncelerini ve içinde yaşadığı toplumla ile ilgili gözlemlerini ön plana aldığı denemeler olarak kabul edilebilir. İlk yazı, kitaba adını veren “Neden Yazıyorum”. Kitabın yarıdan çoğunu oluşturan diğeri (Aslan ile Tekboynuz : Sosyalizm ve İngiliz Dehası), Britanyalı olmak kavramı çevresinde dönen bir fütürizm ve utopyacılık sergiliyor. Bu yazının başlığı “İngiliz Olmak Ne Demektir” bile olabilirmiş…İkinci Dünya Savaşı sırasında, Londra’ya bombalar düşerken yazılmış bu metinlerdeki soğukkanlılık ve mizah duygusu dikkate değer.

Son iki yazı ise anı veya öykü olarak okunabilir. Bunlarda, Orwell’in görev yaptığı Burma’da (bu günkü Myanmar) bir mahkumun idamı ve bir filin öldürülmesi anlatılıyor dersem haksızlık etmiş olurum. Orwell, bu iki yazıda, günümüz İngiliz yazarlarından Geoff Dyer‘ı andıran bir sivri dillilik ile, anlatmakta olduğu olaylar üzerinden kendi çelişkilerini sergilemeyi ve çözümlemeyi başarıyor. Karşısında sergilenen, bize anlatır gibi yaptığı dram aslında kendi içinde yapmakta olduğu yolculuğun seyir defteri. Bunları zevkle ve -sözcük pek uymasa da- iştahla okudum.

Bu sıralar yazdıkları nedense çok okunan Orwell’ın bu kitabına da bakmak istersiniz belki!

Sanatın politikayla hiçbir ilgisinin olmaması gerektiği fikrinin kendisi de politik bir tutumdur. (s. 11)

Vatanseverlik, genelde sınıf kininden ve her zaman her tür enternasyonalizmden daha güçlüdür. (s. 29)

İngiltere, belki de, entelektüelleri milliyetlerinden utanan yegane büyük ülkedir. Sol çevrelerde daima, İngiliz olmanın hafif utanılacak bir şey olduğu ve at yarışından içyağı pudingine her İngiliz geleneği ile dalga geçmenin bir görev olduğu hissedildi. (s. 43)

O anda, beyaz adamın zorbalaştığında yok ettiğinin kendi özgürlüğü olduğunu algıladım. (s. 103)

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s