Güneşle. Nermi Uygur.

Güneşle. Nermi Uygur. Yapı Kredi Yayınları, 2nci Baskı, 2007.

 

Nermi Uygur’la denemenin doruklarında… Kitabın özeti bu.  Duru Türkçesi, felsefeye ve bilime yaslanan duruşuyla, ele aldığı her konuyu dogma karşıtı, insancıl, sevecen ışığıyla aydınlatan Nermi Uygur, edebiyatımızda kendi başına bir kutup. Öğrencisi olabilenler çok şanslı ama yalnızca okuru olabilen bizler de, üretken bir yazar olan Uygur’un düşüncelerine kolayca erişebildiğimiz için şanslıyız.

Kendimden, Hepimizden, Tanıdıklardan ve Kitaplardan başlıklı dört bölümde toplanan denemelere geçmeden şöyle diyor Uygur : “Bu kitaptaki denemelerin ortak yönlerinden biri, günün yalnızca güneşli saatlerinde yazılmış olmalarıdır”. Kendini kötü hisseden, karamsarlığa  kapılmış, beklentilerinin gerçekleşmeyişinden bezmiş olanlara söylüyor bunu, hayat devam ediyorsa hem umut hem yapılacak şeyler vardır demek istiyor. Hiç bir şey gelmiyorsa elinizden, bu kitaptaki 32 denemeyi okuyun ve insan olduğunuzu anımsayıp yolunuza devam edin… Aydınlıkla, güneşle…

Hiç deneme okumamış, kendini bu türe yakın hissetmeyen birine (belki Montaigne’in denemelerine göz attıktan sonra, belki ondan bile önce) Nermi Uygur’un Güneşle’sini öneririm. Kitap, “Denemeci” adlı deneme ile başlıyor. İyi de oluyor. Denemenin/denemecinin ne olduğu, ne olmadığı; bilimle, sanatla, edebiyatla ilişkisi, denemenin neye yaradığı üzerine daha derli toplu bir yazı bulamazsınız. Nermi Uygur’un ince mizahı bu ilk denemede satırların arasında gülümsemeye başlıyor. Yazarımızın sevdiği oyunlardan biri, metnin akışını bozmadan okuru içine çektiği tuzaklar. Özellikle, yazara saygı duymaya, okuduklarını neredeyse otomatik olarak onaylamaya hazır, akıllı-uslu okurların düşeceği tuzaklar bunlar. Uygur, karşı çıkacağı, çürüteceği görüşleri öyle bir biçimde sözcüklere döküyor ki, kendinizi ona sorgusuz-sualsiz teslim edip okuduğunuza, katılır gibi olduğunuzda, tuzağa düşüveriyorsunuz. Sonra tutup sizi düştüğünüz çukurdan gülümseyerek çıkarıyor yazarımız ve yolunuza birlikte devam ediyorsunuz. Nermi Uygur, okurun her satırda uyanık olmasını istiyor. Okuduklarını -yazan kim olursa olsun, ne amaçla yazmış olursa olsun- kafasında tartan, kendi düşünceleriyle karşılaştıran, hazıra konmaya / kolaya kaçmaya istekli olmayan okur istiyor. Bu okuru bulduğunda, birlikte sürdürüyorlar keyifli yolculuğu.

İnsanın asıl işi yaşamaktır diyen Nermi Uygur’dan yalnızca birkaç alıntı :

Bağnazlık, başka düşünce olanaklarının varolabileceğini tasarlayamamak, başka düşüncelere yaşama-alanı tanımamaktır.  s. 33

Tutucunun en serpilmiş, büyümüş yetisi, belleğidir. s. 129

Açık denizde görüneyim ama sığ sığ gideyim. Geriye dönük kalayım ama öne bakıyormuşum gibi gelsin herkese. Durayım ama yürüdüğümü sansınlar : Değişiklik sürecine kapılmış toplumlarda azıcık-eski-azıcık-yeni politikayla geçiştirmek isteyenler, yanlış orta yanılmasına düşmüşlerdir. Orta yol, doğruysa yürünmeye değer. Yoksa her orta yol doğru değildir. Toplum işlerinde doğru orta yiğitçe yaşamaktır. Yiğit ise ne ödlektir ne çılgıncasına atılgan. Yanlış orta, ikiyüzlülerin sığındığı yoldur. s. 135

Her çağın eriştiği de çektiği de kendi tanrılarından ötürüdür. Tanrılarından sorumludur insan. s.234

Hesap vermeye girişildi mi yıpranmaya başlamıştır sevgi. s. 271

Bazıları çalışmadan yaşamanın tadını almak isterse, o zaman öbür insanlar tadalmadan çalışmak zorunda kalacaklardır. s. 284 (Kant’tan alıntı).

Sanatçıya yasa koymak, kural önermek, ilke öğütlemek, yöntem çizmek kadar boş bir uğraşıya rastlamadım. s.353

 

 

 

 

Advertisements

6 thoughts on “Güneşle. Nermi Uygur.

  1. Pingback: Hayat Problem Çözmektir. Karl Popper. | Bulent Celasun's Blog

  2. Nermi Uygur’u andığım bir an dolaşırken sizin yazınıza rastladım. O kadar güzel anlatmışsınız ki,… Kitabını okumaya başladığımda, ki sonradan farkına varmıştım, her gün, sanki aynı saatte beni ziyarete gelen bilge bir dostumla randevum varmış gibi, öğlenden sonra güneşi alan pencere önündeki yerimi alırdım. Kitap bittiğinde çok üzülmüştüm, her öğlenden sonra, güneşle birlikte, keyifle çayımızı içip sohbet ettiğim bir dostumu kaybetmiştim sanki… Uzun süre kitabını kitaplığıma koyamadım. Hep elimin altında idi. Ama asıl ölümünü duyduğumda çok üzülmüştüm. Allah rahmet eylesin. İnanılmaz bir yazar, sevgiyle bilgece hayata geçirdiği deneyimleriyle, düşünceleriyle, bir yandan da, o kadar mütevazı bir dille size konuk olurdu ki, gitmesini hiç istemezdiniz. Çok konuştum ama ilk kez böylesine güzel dile getiren bir okurdaş ile karşılaşmanın heyecanı olsa gerek… Teşekkür ederim. Sevgiler, nia

  3. Yazınız için çok teşekkür ederim. “Okurdaş” sözü çok hoşuma gitti. Aynı yazarın, hem de Nermi Uygur’un okurdaşı olmak ne güzel! Selam ve sevgiler.

  4. Sevindim hoşunuza gitmesine. Keyifle okudum, ve öyle görünüyor ki daha pek çok keyifle okuyacaklarım var blogunuzda. Okuduklarımı, yani tanıdığım yazarları sizin kaleminizden okuyacağım, sonra henüz hiç tanışmadıklarım da var… Genelde, uzun bir süredir hatta, kendi dilimde gezinmiyordum, okumuyordum ve hatta yazmıyordum. O kadar sevindim ki, okumaktan keyif alacağım güzel bir köşe buldum diye…. Nur içinde yatsın benim öğleden sonraları dostum, kitap dostum. Güzel bir gün dilerim size, sevgiler, nia

  5. Pingback: Buyrun Siz De Deneyin. Mehmet Serdar. | Bulent Celasun's Blog

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s