Hayat iyi hoş da sonunda hepimiz öleceğiz. David Shields.

Hayat iyi hoş da sonunda hepimiz öleceğiz. David Shields. Çeviren : Elvan Kandemir. Kuraldışı Yayıncılık, 2008.

Çok okunan bir Amerikalı yazar olan Shields ile tanışmam, bu kitaptan alıntılar içeren bir yazı nedeniyle oldu. Ölüm karşısındaki tutumumuz ve yaşlılık gibi konularda eğlenceli olabilecek bir okuma ile karşılaşacağımı düşünüyordum.  Sevimli kapak, bu düşünceyi doğrular gibiydi. Kitabın kendisi ile ilgili izlenimim ise kısaca “karışık” olarak özetlenebilir.

Kitapta birbiri ile iç içe geçmiş iki anlatım var. Biri, iyi bir internet kullanıcısının kolayca erişebileceği türden anatomik, biyolojik, istatistiksel veriler. Bunların bir kısmı ilginç, çarpıcı, eğlendirici denebilir. Diğer anlatım ise, yazarın babasından ve onunla ilişkisinden söz ettiği kısımlar… Bu ikisi arasındaki ilişkisi, tümüyle zorlama değilse bile yeterince organik de değil. Baba-oğul ilişkisi, bir öykü veya roman bağlamında -buradakine benzer biçimde- defalarca ve başarılı biçimde işlenmiş. Shields, babasından söz ettiği kısımları mizah ve ironiye yaslanan bir anılar dizisi gibi kurgulamış. Aslında, hayata bakış, sağlık ve cinsellik gibi konularda kendisiyle babasını karşılaştırmayı amaçlıyor. Bu haliyle, metin okunsun diye  değil kendisiyle hesaplaşmak için yazılmış gibi geliyor. Kitaba bolca serpilen bilgiler (büyük kısmı cinsellik ve basketbol ile ilgili), bu anı/karşılaştırma/özenme/kıskanma/sevme üstüne notlar toplamını başkaları için daha okunur yapmayı amaçlıyor gibi… Başkalarından kasıt da az okuyan genç Amerikalılar olabilir!

Kitabın “Babama Mektup” adlı ilk bölümünde , o satırları yazarken ellibir yaşında olan Shields şöyle diyor : “Bu kitap benim bedenimin otobiyografisi, babamın bedeninin biyografisi, her ikimizin bedenlerinin de anatomisidir; özellikle de babamın yılmaz vücudunun”. (s. 7)

Bir bölümü tümüyle alıntılara ayrılmış olan bu kitabı okumasanız da olur diye düşünüyorum. Madem konu ölüm ve yaşam, alıntılar bölümünden, Dr. Herring’e atfedilen bir fıkra ile bitiriyorum :

Bir papaz, bir rahip ve bir haham, öldükten ve katafalka konduktan sonra insanların peşlerinden neler söylemesini isteyecekleri hakkında konuşurlar.

Papaz, “ben, dürüst, namuslu ve cömertti demelerini isterdim” der.

Rahip, “ben, nazikti, adildi ve cemaatine iyi davranırdı demelerini isterdim” der.

Haham, “ben, bakın kıpırdıyor demelerini isterdim” der.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s