Unutmaya Çalışmak

Dile kolay geliyor ama, “unutmaya çalışmak” aslında sözcük anlamıyla da eylem olarak da çelişkili, olanaksız! Elma soymaya çalışmak, ıslak çorabı çıkarmaya çalışmak, anahtar deliğinden bakıp görmeye çalışmak gibi eylemler mümkün. Bu eylemleri tanımlamak için kullandığımız sözcüklerin dizilimi, kulağa gelişleri “unutmaya çalışmak”tan farksız duruyor. Yanılgının kaynağı bu benzerlik. Yanılgının nedeniyse, kısaca nörobiyoloji.

İnsan beyni, üzerinde çalışılan, çok düşünülen konuları daha uzun süre bellekte tutacak biçimde çalışıyor. Unutulmak “istenen” her neyse, beyni daha çok meşgul ettiğinden, daha da iyi anımsanıyor. Gün içinde olan bitenin ayıklanıp, yıkanıp temizlendiği, önem sırasına göre dizildiği, üzerinde önemle durulan konuların özenle yinelendiği uyku sırasında, “unutulmak istenen” pekiştirilmektedir. Ne kadar unutmak istersek, o kadar iyi, o kadar çok anımsarız! Bundandır, “unutmaya çalışmak” asla unutmamayı garanti etmeye yarayabilir.

Anımsanması psikodinamik açıdan zararlı bulunan olayların bilince çıkmasını engelleyen düzeneklerimiz zaten var. Bu düzenekler istemli olmadıklarından, unutmaya çalışmak teriminin kapsamı dışında kalıyorlar. Sözcük oyunu yapıyormuş gibi görünmeden, unutmayı anımsamaktan daha çok istediğimiz biri veya bir olay, bir anı olduğunu düşünelim. İşi oluruna -beynin kendi ellerine- bırakmak dışında ne yapılabilir? İşte bu sorunun nörobiyoloji ile çelişmeyecek bir yanıtı var: Gündem değiştirmek. Ucuz siyasetçilerin iyi bildikleri ve hep uyguladıkları bu yöntem, unutmamızı kolaylaştırabilir. Gündem, yeni bir iş, yeni çevre, yeni insanlar, zamanımızın ve enerjimizin önemli kısmını ayıracağımız bir hobi olabilir. Dikkatimiz bunlar üzerinde yoğunlaştığında, beynimiz gece gündüz bunlarla ilgilenecektir. Kendinizi kandırıp, sözüm ona çaktırmadan, sık sık “bakayım unutmuş muyum?” demezseniz, dileğinizin gerçekleşme olasılığı çok yüksek. Yarayı kaşımakta direnirseniz de, kanamaya başladığında şaşırmayın…

Unutma arzusuyla ilgili çok sevdiğim İspanyolca bir şarkının (Cancion Del Arbol Del Olvido ) sözlerini yazarak bitireceğim. (İngilizcesinden, epey serbestçe çevirip uyarladım). Dinlemek isterseniz, Alberto Ginastera’nın bestelediği bu milonganın çok sayıda yorumunu bulabilirsiniz. Önerim, Victor Jara ile başlamanız… Belki sonra Lhasa De Sela‘nın yorumunu da dinlersiniz.

Unutma Ağacı

Bizim orada bir ağaç var
Unutma Ağacı derler adına
Acı çekenler gider yanına
İlaç olur belki diye.

Uzandım ben de bir gece
Unutma Ağacının dibine
Unutmak için seni
Ve uyudum oracıkta.

Uyandığımda
Gene seni düşündüm!
Unutmuştum,
Seni unutmak istediğimi.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s