Yağmur Kral. Saul Bellow.

Yağmur Kral. Saul Bellow. Çeviren : Osman Yener. İletişim Yayınları, 2009.

 

Bellow’un “Boşlukta Sallanan Adam”ını 20 yıl kadar önce okumaya başlamış ve bırakmıştım.  Zamansız bir deneme olduğunu şimdi anlıyorum. Yağmur Kral’ı okumak nereden aklıma geldi, neden Bellow, neden bu kitap, neden “şimdi” seçtim bilmiyorum. Disiplinsiz, programsız, dağınık bir okurum ve bu seçimlerimin sorumluluğunu taşımak zor geliyor! Neyse ki elimi attığım, okuyup bitirdiğim her kitaptan sonra “iyi ki okumuşum, tam da zamanıymış!” diyorum. Bu nasıl olabiliyor -henüz- bilmiyorum.

Anlatım, “ben” diliyle… Anlatan; çok zengin, iri yapılı, agresif, öfkesini kontrol etmeyen, çenesi düşük bir Amerikalı adam. Pek az okurun özdeşleşmeyi düşünebileceği bir tip. Anlattığı ne? Ne istediğini bilmediği, yerinde de duramadığı için ani bir kararla karısını çocuklarını bırakıp Afrika’ya gitmesi ve kıtanın en erişilmez kısımlarında birkaç hafta/ay geçirmesi. Afrika’da zaman geçiren kaba, zengin Amerikalı! Böyle bir kitabı kim neden okur ki?

Kitap okunduğuna, yazarı 1976 Nobel Edebiyat Ödülünü kazandığına göre asıl soru, “böyle bir kitap nasıl yazılabilir ki” olmalı… Hem de Afrika’yı görmemiş bir yazar tarafından. Ömrünü hemen tümüyle tek bir kasabada veya kentte geçirip dünyanın her yanında yıllardır keyifle okunan yapıtlar üreten onca yazarın da hep kanıtladığı gibi; edebiyatın doğum yeri ve yaşam alanı zihinler… Yağmur Kral, sözümona ağzı laf yapmayan kaba saba bir Amerikalının durduğu yerden hepimizin içine bakıyor. Neden bazılarımız hep “bir şey eksik” duygusuyla yaşıyoruz? Neden bu duyguyu tanımak ve ondan kurtulmak için çaba göster(e)miyoruz? Hayatımızın bir anlamı olması gerekiyor mu? Evetse, nedir bu anlam? İnsan, kendi yaşamını anlamlandırabilme gücüne sahip mi?

Bellow’un (ve Osman Yener’in yetkin çevirisinin) akıcı dili, her satırına ustaca sindirilmiş ince mizahın eşliğinde hiç bir ortak yanımız olamazmış gibi duran birini dinletiyor; 350 sayfaya yaklaşan anlatı boyunca… Okudukça anlıyoruz ki, anladım ki, Yağmur Kralı Henderson biraz da benim! Kökenim, yaşadıklarım, yapım, durduğum yer, baktığım yön benzemiyor gibi dursa da; derinlerde o kadar benzerlik, o kadar ortaklık, o kadar aynılık var ki… Henderson’un anlatıdaki yaşının benim şu anki yaşımla aynı olması da hoş bir rastlantı olsa gerek! Kitabın doğduğum yıl yazılmış olması da öyle olmalı!

Kahramanımızı çok etkileyen, bir anlamda romanın özünü oluşturan sözü; küçük bir kabilenin yaşlı kraliçesi söylüyor : “Grun tu molani”. Kahramanımız Henderson, “adam yaşamak istiyor” diye çevrilebilecek olan bu sözü o andan sonra sürekli yineliyor; aradığını bulmuş gibi… Belki de doğru yazılışı “adam YAŞAMAK istiyor” olmalı. Bununla ilgili önemsediğim bir ayrıntıyı başka bir yazıda irdeliyorum.

İyi edebiyat, ucuz felsefe yapmadan, kendimizi “daha insan” yapabilmemize aracılık ediyor.

Bellow’un tüm romanlarını okumalıyım.

Yağmur Kral’ı sembollere, göndermelere yoğunlaşarak okumak isteyenlere iyi bir okurun blogunu öneririm (İngilizce).
Advertisements

2 thoughts on “Yağmur Kral. Saul Bellow.

  1. Pingback: Hayal Etmek, Gerçekten İstemek. | Bulent Celasun's Blog

  2. Pingback: Günü Yaşa. Saul Bellow. | Bulent Celasun's Blog

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s