Barbarın Kahkahası. Sema Kaygusuz.

Barbarın Kahkahası. Sema Kaygusuz. Metis Yayınları, 2015.

 

Ufacık, kısacık, kolay okunan, neredeyse sürükleyici denebilecek bir romana koskoca ülkemizin neredeyse tüm toplumsal çelişkileri ve ikiyüzlülükleri nasıl sığdırılabilir? Yanıt, “çok zor!” olmalı ama Sema Kaygusuz bunu kolayca yapabilmiş gibi görünmeyi başarıyor. Neredeyse tüm toplumsal körlüklerimiz, ayrımcılıklarımız, başımızı kuma gömmelerimiz burada vıcık vıcık (ve kokulu!) olarak karşımızda… Önceki kitaplarındaki (Esir Sözler Kuyusu, Yüzünde Bir Yer ve Yere Düşen Dualar) hüzünlü ama az da olsa umutlu kız, burada yerini umudunu yitirmiş, kızgın bir kadına bırakmış; bize, hepimize -bu arada kendine de- kızan Kaygusuz’a… Deniz kıyısında, birbirini tanımayan tatilcilerin uğrağı olan bir motel dekorunda, başarısızlığımızın baştan belli olduğu bir sınava giriyoruz, toplumca… Okurken, canı yanıyor insanın. Sanırım, Kaygusuz’un istediği de bu. İsyanını paylaşmamızı istiyor…

Teknik olarak daha olgunlaşmış Kaygusuz. Zaten hiç eksik olmayan özgüveni, artık ustalık dönemine girmiş bir bestecinin dokunuşlarıyla bezenmiş. Biçimin özü izlemesi, özün biçimi belirlemesi ve bunun okuru içine alacak biçimde gerçekleştirilmesi hiç kolay değil. Bu kitabının da yerel gibi görünen ayrıntılarına karşın evrenseli kucakladığına inanıyorum. Çevrileceği tüm dillerde okurunu bulacağına da.

Önceki kitapları gibi, Barbarın Kahkahası da beni çok etkiledi. Düşüncelerimin dönüşme, değişme süreci hızlandı, kimi ön yargılarım daha da törpülendi. Kendimi daha güçlü, daha sorumlu hissetiğim bir aşamaya yöneldiğimi hissediyorum. Varlığından habersiz olduğum kanatlarım, yavaş yavaş kendilerini belli ediyor… Bunlar -başka birkaç yazarla birlikte- Sema Kaygusuz’un da katkısıyla oldu… Gene de “Kaygusuz, olağanüstü gücünü bu ülkenin iyi insanlarını ve kendini bu denli hırpalamadan kullanmanın yolunu bulamaz mıydı” diye sormak istiyorum. Değişsin, gerçeği görsün istediği insanları, çelişkili, kör, anlayışsız insanları da kucağına alabilsin isterdim.  Bunun ön koşulu umudunu yitirmemek ve okurlarına da umut aşılamak olabilir mi?

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s