Algılanan Dünya. Maurice Merleau-Ponty.

Algılanan Dünya. Sohbetler. Maurice Merleau-Ponty. Çeviren Ömer Aygün, Metis Yayınları, 4üncü Basım 2014.

 

Radyoda yayımlanmak üzere yazılmış, kolay okunan, kolay anlaşılan 7 metin. Merleau-Ponty’nin stüdyoda okumak için hazırladığı metin ile radyoda gerçekten yayımlanmış olan konuşma metni arasındaki farklar da dipnotlarda belirtilmiş. Bu güzel ayrıntı, yazarın aklının nasıl işlediğini ve anlaşılır olma endişesini yakından görmemize izin veriyor. Daha önce okuduğum kitabı ise hala çok zor bir metin olmayı sürdürüyor!

Konuşmanın özü -uzun süredir bir biçimde kafamı kurcalayan- algının güvenilmezliği/bilimsel bilginin yüceliği/objektif veriler/genelgeçer doğrular gibi birbirileri ile kabaca veya sıkı biçimde ilgili konular. Merleau-Ponty’nin bu konudaki yaklaşımı, John Gray’inki ile (Saman Köpekler, Kara Ayin, The Silence of Animals) benzerlikler taşısa da anlatımı ona göre çok daha sakin ve kışkırtıcılıktan uzak. Bu da, daha etkileyici olmasını sağlıyor. Kısaca söylemek gerekirse: “Evet, algılarımız tümüyle güvenilir değildir ve bizi yanıltabilmeleri mümkündür. Ancak, kendimizi ve çevremizi yalnız ve yalnız bunlarla anlayabildiğimize göre, algıları aşağılayıp -onlar olmadan bilemeyeceğimiz- birtakım yüce gerçeklere övgüler düzmemeliyiz”. Merleau-Ponty’ye göre, batı felsefesinin yaygın “dualite” yaklaşımı yapay ve sağlıksız. Zavallı insancık antenlerimizle kavrar gibi olduğumuz “algıladığımız bir dünya” ile tanrının veya maddenin (seçim sizin) hüküm sürdüğü, algılarımızın hiç bir değeri olmayan gerçek/yüce evren ikiliğine karşı çıkıyor. Bunu yaparken, “ben algılarıma güvenirim” veya “tanrının evreni/maddenin evreni yanında benim algılarımın hiç önemi yok” gibi uçlara savrulmuyor. Beni rahatlatan da bu. Demek ki, aklı başında bir insan olup ruh/madde veya objektif/subjektif biçimindeki parçalanmaları kabul etmemek mümkünmüş. Merlau-Ponty bunu bilimi küçümseyen, dışlayan, kapıları mistisizme sonuna kadar açan bir tavırla yapmıyor (öyle yapan çok). Sohbetlerin düzeyi ve güzelliği de bundan… Bir de, Merleau-Ponty, sanatı insan hayatının çok değerli bir boyutu katına yükseltiyor. İkiliğe karşı çıkışında ve ulaştığı çözümde sanatın işlevi büyük…

Alıntılar :

Öyleyse resim dünyanın bir taklidi değil, başlı başına bir dünyadır. s62

… ressamlar gerçek nesneler üstünde çalışırken bile amaçları asla nesnenin kendisini akla getirmek değildir, amaçları tuvalin üzerinde kendi kendine yeten bir görüntü kurmaktır. s62

…biçim ile zemin, söylenen ile söyleyiş birbirinden ayrı varolamaz. s63

 

Bu arada, Merleau-Ponty, aklın -tek başına- liberalizm ile sosyalizm arasında bir seçim yapmak için yeterli olacağı görüşüne de katılmıyor!

Daha çok okunası adam!

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s