Dönüş. Andrey Platonov.

Dönüş. Öyküler. Andrey Platonov. Çeviren: Günay Çetao Kızılırmak. Metis Yayınları. 2nci Basım, 2009.

Dönüş

Kolayca okunan bu öyküler, okurun içini ısıtan gözlemlerle dolu. Demiryolu, bozkır, yoksulluk, açlık hemen tüm öykülerin dokusunda var. Bunları çocukların, gençlerin gözüyle aktarmakta çok başarılı Platonov. Tüm öykülerinde, yazdığı dönemin sovyet ideolojisine (sosyalizm? komünizm? stalinizm?) gönülden inanmış olduğunu görüyoruz. Çalışmak, bölüşmek, sanayileşmek, birlikte ulaşılacak umut dolu bir gelecek… Buna karşın, Platonov, rejimin dışladığı bir yazar olarak kalmış sağlığında.

Yer yer hissedilen Sovyet sosu bir yana; öykülerde sıcak, insancıl, iyimser, sevgiyi yücelten tınılar var… Büyük bir yazarın, kendi yaşamından yola çıkarak yarattığı küçük, güzel dünyacıklar. Hem de yoksulluğun ortasında… Platonov’un isteyerek veya zorunlu olarak katmış olabileceği, kulağa propaganda gibi gelen söylemler, öykülere katkı sağlamıyor. Kimi açılardan benzer çizgileri paylaşan Nazım Hikmet’in “Makinalaşmak İstiyorum” şiirindeki ruh durumunu, öykülerin satır aralarında buluyoruz. Platonov da bunu, tıpkı Nazım Hikmet gibi, yoksul halkın durumunu iyileştirecek bir ülkü olarak görüyor. İçtenlikle… Kuşku yok ki; iyi bir yazar, makinalaşmanın insana hizmet edebileceği kadar onu ezebileceğini, yabancılaştırabileceğini de görür. O zaman, bunu dile getirmekten de çekinmez.  Platonov da – öykülerin satır aralarında bile hissedilen – sisteme yönelik eleştirilerini, yeri geldiğinde dile getirmiş. Dışlanmasının nedeni, bu dürüstlüğü olsa gerek…

Öyküler, romanlar “kaygısız” yazılsın demiyorum ama ideolojileri, inançları aktarmanın, yüceltmenin başlıca aracı haline de gelmemeliler.  Daha iyi bir dünya arayışı, sevginin yüceltilmesi, acı çekmeye / acı çektirmeye karşı duruş, edebiyatın başlıca gündemi olmalı. Her tür misyonerlik ise, ayrı amacı ve hedef kitlesi olan bir alan…

Okur, okuduğu sürece kendini yazara teslim eder.  Güvendiği bir doktora, cerraha, psikiyatriste teslim eder gibi… Yazara, başka kimseye açmadığı kapılarını açar o süre boyunca.  İşte bu yüzden; iyi bir edebiyatçı asla bir misyoner olmamalıdır. Bilimsel bir yapıtın ürün pazarlamak için kullanılması nasıl yakışıksız ise, edebiyatın propaganda için kullanılması da öyledir. Edebiyatçının, kendine gösterilen güvene saygı duyması gerekir.

Sovyet ülküsüne gönül vermiş olan Platonov, öykülerinde iyi bir yazar olarak kalmayı başarıyor. Anlattığı insanların, durumların, duyguların, günümüzde de en az yazıldığı zamanlardaki kadar gerçek olması bunun kanıtı.

 

Advertisements

One thought on “Dönüş. Andrey Platonov.

  1. Pingback: Sonuncu İz. Osman Şahin. | Bulent Celasun's Blog

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s