Mutluluk Paradoksu. Özgürlük ve Onaylanma. Ziyad Marar.

Mutluluk Paradoksu. Özgürlük ve Onaylanma. Ziyad Marar. Çeviren Serpil Çağlayan. Kitap Yayınevi. 4üncü Baskı, 2012.

The Happiness Paradox

Adı, kitabın özeti gibi!

Marar, “mutluluk” kavramının, günümüzde tarih boyunca olduğundan farklı bir anlamı olduğunu, mutlu olma takıntısının yeni olduğunu söylüyor. Günümüz insanı için, mutluluğun birbiri ile taban taban zıt iki bileşeni var : Biri; özgür olmak, kimseye hesap vermek zorunda olmamak. İkincisi; düşüncelerimizin, sözlerimizin, eylemlerimizin (çoğunu biz seçmemiş olsak da) önem verdiğimiz birileri tarafından beğenilmesi, onaylanması. Bu zıtlığın farklı biçim ve bağlamlarda ele alındığı kitapta başka yazarlardan alıntılar da çokça kullanılıyor.

Marar, daha en başta sihirli bir reçetesi olmadığını belirtiyor. Amacı, aptalca mutluluk hayali kuranları uyandırmak! Daha doğrusu, özgürlük isteği ve onaylanma gereksinimi arasındaki salınımın (savrulmanın mı demeli?) farkında olmamızı sağlamak. Özgür olmak isterken, sizi onaylamasını beklediğiniz kişiyi/kişileri dikkate almazlık edemezsiniz. Kimse sizi onaylamıyorsa (önem verdiğiniz seyircileriniz yoksa), mutsuz olursunuz. Mutlu olmak için başkalarına bağımlıyız; çünkü, insan kendi başına kendisinin en derinine ulaşamaz, kendini tanıyamaz, ne istediğini tam olarak bilemez. Özgür olma arzusu temelde bu bağımlılığı ortadan kaldırmaya yönelik olduğu için, mutluluğun önünde engeldir. İşte size paradoks!

Birkaç alıntı:

“Özgürlük arzusu ne ahlaka uygun, ne de ahlak dışıdır; o, söz konusu eksen üzerinde yer almaz”.

“Kurallara uymak, bir tren bileti satın alırken işe yarasa da, bir ilişkinin sürdürmeye değer nitelikte kalmasını sağlayamaz”.

“Mutluluk bir hedef değildir; o, hem güvenlikten uzaklaşarak riske doğru atılan bir adım, hem de aynı anda riskten uzaklaşarak güvenliğe yaklaşmak, kısacası ebedi bir kararsızlık durumudur. İşte bu yüzden, mutluluk bir paradokstur”.

“Diğer insanların onayı olmaksızın mutlu olamayız: ancak, onaylanma, samimiyet, sevgi ya da beğenilmenin keyfine varmamız, bu güçlü arzulardan özgürleşme riskini göze almadıkça mümkün olamaz”.

“Kendimizi birine zorla aşık edemeyeceğimiz gibi, bir aşktan kendimizi alıkoymak da elimizde değildir”.

Marar, günümüzdeki ahlak anlayışını, “masumiyetin kalmadığı çağda” aşkı uzun uzun ele alıyor. İş yaşantısı ise; mutluluğun en çok arandığı, mutsuzluğun en kolay gerekçelendirildiği bir alan olarak ayrı bir bölümün konusu. “Paradan nefret etmemiz, onu sevdiğimiz içindir” sözü, bu bölümde!

Yinelemelerin çokluğu nedeniyle kimi okurları sıkabilecek, gereğinden uzunmuş diye düşündürebilecek bir kitap. Ele kaldığı konunun ne kadar yaşamsal olduğunu düşününce, daha hoşgörülü olmak mümkün. Son sayfalarda, paradoksun çözümü olmasa bile bu paradoksla yaşamayı kolaylaştırıcı bir kavram bulunduğunu da söyleyeyim. O kavram, kitabı yalnızca bir paradoksun tanımlanması olmaktan çıkardığı için, Marar’ın yakın zamanda yazdığı yeni kitabını da (Intimacy: Understanding the Subtle Power of Human Connection) yakında okuyacağım!

Advertisements

One thought on “Mutluluk Paradoksu. Özgürlük ve Onaylanma. Ziyad Marar.

  1. Pingback: Intimacy. Ziyad Marar. | Bulent Celasun's Blog

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s