Sema Kaygusuz. Teşekkürler…

Türk Edebiyatına ilgi duyuyor, kendinizi koca ülkenin sonsuz azınlıklarından biri olan, “bizim yazarlarımızı okuyanlar” kümesinde görüyorsanız; Sema Kaygusuz’u zaten biliyorsunuzdur.
Ben Adam Öykü’deki bir öyküsüne bayılıp aldığım ‘Doyma Noktası’ ile tanımıştım Kaygusuz’u ve “helal olsun” türü, pek edebi olmayan bir tepkim olmuştu, kitabı bitirdiğimde. Sonra, bu güne dek yayımlanan tüm kitaplarını okudum… Esir Sözler Kuyusu, Yere Düşen Dualar, Yüzünde Bir Yer…

Latife Tekin ve Hasan Ali Toptaş gibi, aynı havayı solumaktan mutlu olduğum yazarlardan biri Kaygusuz. Kimi yönleriyle onlara benziyor. Herhalde eleştirmenler bu benzerlikleri ayrıntılı olarak deşerler zaman içinde. Onlardan ayrıldığı yönler de var kuşku yok ki. (Bu yazarların ortak noktası onları seviyor olmam değil! Kaan Arslanoğlu’nu da severek okuyorum ama bu saydıklarımla pek bir ortak yanını bulamıyorum, örneğin).

Kaygusuz’un işine ve okuruna saygısı her satırına yansıyor. Okurun karşısına her zaman çıplak çıkıyor; özü ortada, yapmacıksız… Bu tavır, türedi köşe yazarlarının aksine, “teşhircilik” saçmıyor. Parlayan bir öz görüyorsunuz, çizikleri, yaralarıyla… Bu çıplaklığa bakarken saygı duyuyorsunuz ve hayranlık…

Sema Kaygusuz’un edebiyatımızın kendine özgü tadı, kokusu olan sıradışı bir yazarı olduğuna kuşkum yok. Onun ülkem dışında da tanınacağına inanıyorum. Yazdıklarını yeniden, yeniden okuma isteğim hiç azalmıyor. Onu özel yapan niteliklerini harcamayacağına ve her geçen gün hepimizin gurur duyacağı bir yazar olarak yüceleceğine inanıyorum. Çok tanınan bir yazarımızın aksine; Kaygusuz, köşeli bile olsa düşüncelerini kitaplarında dile getiriyor, edebiyatın diliyle… Her satırının arkasında onun kimi zaman endişeli, kimi zaman üzgün veya şaşkın yüzünü görüyorsunuz. Ona dokunabileceğinizi biliyor, bazen ‘keşke gülümsetebilsem’ diye düşünüyorsunuz. Zekası ile karşısındakine nasıl tuzaklar kurabileceğini düşünen bir işadamı değil karşınızdaki. Ne denli cesur ve güçlü olduğunun belki farkında bile olmayan, koca gözlü bir tanrıça o; tek işi ruhunuzun körelmiş sinir uçlarına ılık nefesini üfleyip “hadi” demek, “daha insan olabilirsin, istersen”…

Teşekkürler, Tanrıça. Işığın için.

Advertisements

One thought on “Sema Kaygusuz. Teşekkürler…

  1. Pingback: Barbarın Kahkahası. Sema Kaygusuz. | Bulent Celasun's Blog

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s