Sarıkamış

Sarıkamış’a Giden Yol. Rehin Alınan İmparatorluk.
Özhan Eren, Alfa Yayınları, 4. Baskı, 2006.
Tarihe yaklaşımımız ne garip! Hamasette bir numarayız; okumada pek yokuz… Araştırmada, çözümlemede, bunlardan da önce “merak etmede” sanki biraz zayıfız. Yaşamaya çalışmaktan bunlara zaman, enerji bulamıyoruz da ondan mı? Yoksa bu da pek çok benzeri gibi bir mazeret mi yalnızca? Eren’in kitabı akademik olmayan, merakın yönlendirdiği çabayla bir araya getirilmiş bir “anılar derlemesi” gibi. Bir kısmı o dönemde yaşamış insanların anılarını, değerlendirmelerini okuyoruz. O dönemin koşullarını öğreniyoruz, bir ölçüde de neler yaşandığını. Ancak, öğrendiklerimiz “tadımlık” oluyor; “doyumluk” değil! Çünkü, birbiri ile çelişen görüşler, bilgiler, kayıtlar sergileniyor. Özhan Eren’in bile kafası karışık olabilir.
Ağır bir yenilgi almışız, perişan olmuşuz, sayısı belirsiz (binlerce) şehit vermişiz… Bunları bir hiç için, kendini tanrı sanan ihtiraslı bir adamın saplantıları ve hataları yüzünden mi yaşadık acaba? Buna “evet” demek zor… Peki, Enver Paşa pırlanta gibi, çalışkan ve enerjik bir Osmanlı subayı mıydı yalnızca? Buna “evet” demek daha da zor… Askerlerimizin yaşamak zorunda bırakıldıkları koşulları anlatan satırları duygulanmadan okumak mümkün değil… Ne çok insanı ne kadar kolay harcamışız… Bir daha yapmayız, değil mi?
Sarıkamış’a Giden Yol. Rehin Alınan İmparatorluk.
Özhan Eren, Alfa Yayınları, 4. Baskı, 2006.
Tarihe yaklaşımımız ne garip! Hamasette bir numarayız; okumada pek yokuz… Araştırmada, çözümlemede, bunlardan da önce “merak etmede” sanki biraz zayıfız. Yaşamaya çalışmaktan bunlara zaman, enerji bulamıyoruz da ondan mı? Yoksa bu da pek çok benzeri gibi bir mazeret mi yalnızca? Eren’in kitabı akademik olmayan, merakın yönlendirdiği çabayla bir araya getirilmiş bir “anılar derlemesi” gibi. Bir kısmı o dönemde yaşamış insanların anılarını, değerlendirmelerini okuyoruz. O dönemin koşullarını öğreniyoruz, bir ölçüde de neler yaşandığını. Ancak, öğrendiklerimiz “tadımlık” oluyor; “doyumluk” değil! Çünkü, birbiri ile çelişen görüşler, bilgiler, kayıtlar sergileniyor. Özhan Eren’in bile kafası karışık olabilir.
Ağır bir yenilgi almışız, perişan olmuşuz, sayısı belirsiz (binlerce) şehit vermişiz… Bunları bir hiç için, kendini tanrı sanan ihtiraslı bir adamın saplantıları ve hataları yüzünden mi yaşadık acaba? Buna “evet” demek zor… Peki, Enver Paşa pırlanta gibi, çalışkan ve enerjik bir Osmanlı subayı mıydı yalnızca? Buna “evet” demek daha da zor… Askerlerimizin yaşamak zorunda bırakıldıkları koşulları anlatan satırları duygulanmadan okumak mümkün değil… Ne çok insanı ne kadar kolay harcamışız…
Bir daha yapmayız, değil mi?
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s