Orhan Pamuk’un Hatası / What Orhan Pamuk Does Wrong

Pamuk’un Nobel almasına sevinsek mi sevinmesek mi?
Bu soruyu soruyor olmamızın sorumlusu Orhan Pamuk’un kendisi. Yazdıkları ile ilgili olmayan bir konuda söyledikleri ile ülkesinin insanları ile kendi arasına öyle bir çizgi çekti ki, şimdi kendisi de bizler kadar şaşkın…
Yazarların değeri, yazdıkları ile ölçülmeli; burada anlaşmazlık yok.
Yazarların yaptıkları, söyledikleri yazdıkları ile örtüşmeyebilir; burada da sorun yok. Yaşantısı, kişiliği yazdıklarına çok uzak yazarlar olduğunu biliriz.
Sorun, okurlarının kutsalına saldırmakta.
Bunu yazdıkları ile yapsa Pamuk; söylenecek bir şey olmaz; yazdıklarına katılmıyorsunuzdur, söylediklerine inanmıyorsunuzdur, onu okumazsınız, olur biter. Kutsalına saldırmadığı kişiler okur onu, sevebilirler de.
Oysa, Orhan Pamuk, kendine özgü konularda kendine özgü anlatımı olan, yazmaya büyük yatırım yapan, kolayca okunabilecek, zevk alınabilecek yapıtlar (Benim Adım Kırmızı gibi) ortaya koyabilen kalburüstü bir yazar. Romanlarında kimsenin kutsalına -edebiyat ötesi- saldırı yok. Dahası, şimdi insanı arada bırakan durumu doğuran sözleri, romanlarında teğet olarak bile geçmiyor.
Pamuk, köyünün kahvesine girip, “topunuzun sülalesini…” diye bağırdıktan sonra şirin şirin gülüp, “bakın şimdi size ne anlatacağım” diyen birine benziyor. Sözünü dinletebilmesi için, önce biraz canı acıyacak…
Pamuk’un açmazı, sevilmek istiyor olmasında yatıyor. Bir ölçüde, sevilmek için yazıyor. Keşke, yazdıkları ile okurları arasına girmeseydi de şimdi herkes kitaplarını zevk alarak, öğünerek, onunla gurur duyarak okuyabilseydi. Keşke, bu kadar alıngan, kırılgan olmasaydı da yazarlığını eleştirenlerin mutlaka ön yargılı olmaları gerekmediğini görebilseydi. Keşke, Nobel ödülünü almak için gösterdiği gayrete arasından çıktığı toplumu böylesine kırmayı katmasaydı…
Her şey bitmiş değil. Pamuk, ödül töreninde yapacağı konuşmada kırdığı kalpleri kazanmayı seçebilir. Yoksa, ülkesinde yaşamayı sürdürse bile yabancı olarak kalacak, ne yazık ki…

(Originally written in 2006, before his ceremonial speech)

Pamuk’un Nobel almasına sevinsek mi sevinmesek mi?

Bu soruyu soruyor olmamızın sorumlusu Orhan Pamuk’un kendisi. Yazdıkları ile ilgili olmayan bir konuda söyledikleri ile ülkesinin insanları ile kendi arasına öyle bir çizgi çekti ki, şimdi kendisi de bizler kadar şaşkın…

Yazarların değeri, yazdıkları ile ölçülmeli; burada anlaşmazlık yok.

Yazarların yaptıkları, söyledikleri yazdıkları ile örtüşmeyebilir; burada da sorun yok. Yaşantısı, kişiliği yazdıklarına çok uzak yazarlar olduğunu biliriz.

Sorun, okurlarının kutsalına saldırmakta.

Bunu yazdıkları ile yapsa Pamuk; söylenecek bir şey olmaz; yazdıklarına katılmıyorsunuzdur, söylediklerine inanmıyorsunuzdur, onu okumazsınız, olur biter. Kutsalına saldırmadığı kişiler okur onu, sevebilirler de.

Oysa, Orhan Pamuk, kendine özgü konularda kendine özgü anlatımı olan, yazmaya büyük yatırım yapan, kolayca okunabilecek, zevk alınabilecek yapıtlar (Benim Adım Kırmızı gibi) ortaya koyabilen kalburüstü bir yazar. Romanlarında kimsenin kutsalına -edebiyat ötesi- saldırı yok. Dahası, şimdi insanı arada bırakan durumu doğuran sözleri, romanlarında teğet olarak bile geçmiyor.

Pamuk, köyünün kahvesine girip, “topunuzun sülalesini…” diye bağırdıktan sonra şirin şirin gülüp, “bakın şimdi size ne anlatacağım” diyen birine benziyor. Sözünü dinletebilmesi için, önce biraz canı acıyacak…

Pamuk’un açmazı, sevilmek istiyor olmasında yatıyor. Bir ölçüde, sevilmek için yazıyor. Keşke, yazdıkları ile okurları arasına girmeseydi de şimdi herkes kitaplarını zevk alarak, öğünerek, onunla gurur duyarak okuyabilseydi. Keşke, bu kadar alıngan, kırılgan olmasaydı da yazarlığını eleştirenlerin mutlaka ön yargılı olmaları gerekmediğini görebilseydi. Keşke, Nobel ödülünü almak için gösterdiği gayrete, arasından çıktığı toplumu böylesine kırmayı katmasaydı…

Her şey bitmiş değil. Pamuk, ödül töreninde yapacağı konuşmada kırdığı kalpleri kazanmayı seçebilir. Yoksa, ülkesinde yaşamayı sürdürse bile yabancı olarak kalacak, ne yazık ki…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s