Bir Fotoğrafın Düşündürdükleri / Some Ponderings on a Photograph

Fotoğrafta bir anne-kız görüyoruz. Kız bebek annesinin omzuna yaslanmış, karenin soluna dönük, gözleri kapalı, ağzı kocaman açık. Belli ki, yeri göğü inleterek ağlamakta… Annesi daha geride, yüzü karenin sağına dönük, fotoğrafçı terimiyle “flu” çıkmış. Bir eli alnında, uzaklara bakıyor. Sıkılmış veya üzülmüş olmaktan çok, yorulmuş gibi. Bebeğine kızgın değil.
Bu siyah-beyaz fotoğrafı etkileyici kılan nedir? Dünyanın her yanında sayısız evde şu an ve her an yaşanmakta olan, hiç bir “orijinal” yönü olmayan bir sahne… Demek ki; fotoğrafı, bize alışık olmadığımız bir durumu gösterdiği için etkileyici buluyor değiliz. Bu olayın “sansasyonel” bir boyutu yok! Bebek olağanüstü güzel mi? Belli değil, çünkü, ağlamaktan yorgun düşmüş, gözleri şiş… Bu pek mümkün de değil zaten; hemen tüm bebekler hiç değilse birilerine olağanüstü güzel görünmez mi? Annenin bulanık göründüğünü yazmıştım; omzunda ağlayan bir bebekle çekici olması beklenemezdi herhalde… Geriye ne kalıyor? Bir açıdan (bu, fotoğrafa uzak olanların açısı), hiç bir şey! Diğer açıdan (bu, yalnızca anlattığım fotoğrafı değil, sırasında hiçbir şey anlatmıyor gibi duran bir fotoğrafı bile gözleri ıslanarak izleyebilecek olanların açısı), fotoğrafı etkileyici yapan asıl unsurlara daha gelmedik… Kompozisyondan bile söz etmedik…
Kuşku yok ki, bir fotoğrafı etkileyici yapan unsurların kimi (çizgiler, tonlar, renkler, öğelerin konumları ve ilişkileri gibi) o fotoğrafın içindedir. Ancak, fotoğrafa bakan kişinin de “etkilenebilir” olması gerekir. Bunun ne kadarı eğitimle, ne kadarı deneyimle oluyor; ne kadarı -varsa öyle bir şey- doğumsaldır bilemiyorum. Bildiğim şu: Etkime-etkilenme çifti, kilit-anahtar veya yüzük-parmak çiftleri gibi bir karşılıklılık gösteriyor. Herkesin her görüntüden aynı biçimde, aynı derecede etkilenmemesinde şaşılacak bir yan yok. Fotoğrafın o kişiye uyması gerek. Kişinin, o fotoğrafa gelmiş olması gerek. Fotoğrafa tüm geçmişimizle bakıyoruz çünkü. Yalnızca geçmişimizle değil; bugünümüzle ve beklentilerimizle de…
Böyle düşününce, “ben neden etkilendim?” sorusundan artık kaçamayacağım bir noktaya geliyorum. “Çünkü…” diyorum ama, arkası kolay gelmiyor. Takılıyorum. İnsanın kendine sorduğu soruları yanıtlamakta böyle güçlük çekmesi, çözemediği iç karmaşaların bir göstergesi olabilir. Yaşamı; sürüklenen bir yaprak gibi, rüzgara bağımlı, yönsüz, dümensiz sürdürenlerin değil ama; sürekli yön değiştiren tipi altında zor da olsa doğru bilinen yolda yürümek olarak algılayanların, iç karmaşalarını çözmeyi ertelemeleri bizi şaşırtmamalı. Kimi zaman da, yalnızca yanıtını bulmaktan koktuğumuz için gömeriz sorularımızı, daha doğmadan… Ben, onlardan da değilim… “Kendi çocuklarım düşe kalka, ağlaya güle büyürlerken, onları bu fotoğrafın fotoğrafçısı gibi izliyor muydum?” sorusunun yanıtı; hemen bulamasam da, şuralarda bir yerde duruyor olmalı. Şurada, belki bu fotoğraf karesinde…
Fotoğrafta bir anne-kız görüyoruz. Kız bebek annesinin omzuna yaslanmış, karenin soluna dönük, gözleri kapalı, ağzı kocaman açık. Belli ki, yeri göğü inleterek ağlamakta… Annesi daha geride, yüzü karenin sağına dönük, fotoğrafçı terimiyle “flu” çıkmış. Bir eli alnında, uzaklara bakıyor. Sıkılmış veya üzülmüş olmaktan çok, yorulmuş gibi. Bebeğine kızgın değil.
Bu siyah-beyaz fotoğrafı etkileyici kılan nedir? Dünyanın her yanında sayısız evde şu an ve her an yaşanmakta olan, hiç bir “orijinal” yönü olmayan bir sahne… Demek ki; fotoğrafı, alışık olmadığımız bir durumu gösterdiği için etkileyici buluyor değilim. Bu olayın “sansasyonel” bir boyutu yok! Bebek olağanüstü güzel mi? Belli değil, çünkü, ağlamaktan yorgun düşmüş, gözleri şiş… Çirkin olması pek mümkün de değil zaten; hemen tüm bebekler hiç değilse birilerine olağanüstü güzel görünmez mi? Annenin bulanık göründüğünü yazmıştım; omzunda ağlayan bir bebekle çekici olması beklenemezdi herhalde… Geriye ne kalıyor? Bir açıdan (bu, fotoğrafa uzak olanların açısı), hiç bir şey! Diğer açıdan (bu, yalnızca anlattığım fotoğrafı değil, sırasında hiçbir şey anlatmıyor gibi duran bir fotoğrafı bile gözleri ıslanarak izleyebilecek olanların açısı), fotoğrafı etkileyici yapan asıl unsurlara daha gelmedik… Kompozisyondan bile söz etmedik…
Kuşku yok ki, bir fotoğrafı etkileyici yapan unsurların kimi (çizgiler, tonlar, renkler, öğelerin konumları ve ilişkileri gibi) o fotoğrafın içindedir. Ancak, fotoğrafa bakan kişinin de “etkilenebilir” olması gerekir. Bunun ne kadarı eğitimle, ne kadarı deneyimle oluyor; ne kadarı -varsa öyle bir şey- doğumsaldır bilemiyorum. Bildiğim şu: Etkime-etkilenme çifti, kilit-anahtar veya yüzük-parmak çiftleri gibi bir karşılıklılık gösteriyor. Herkesin her görüntüden aynı biçimde, aynı derecede etkilenmemesinde şaşılacak bir yan yok. Fotoğrafın o kişiye uyması gerek. Kişinin, o fotoğrafa gelmiş olması gerek. Fotoğrafa tüm geçmişimizle bakıyoruz çünkü. Yalnızca geçmişimizle değil; bugünümüzle ve beklentilerimizle de…
Böyle düşününce, “ben neden etkilendim?” sorusundan artık kaçamayacağım bir noktaya geliyorum. “Çünkü…” diyorum ama, arkası kolay gelmiyor. Takılıyorum. İnsanın kendine sorduğu soruları yanıtlamakta böyle güçlük çekmesi, çözemediği iç karmaşaların bir göstergesi olabilir. Yaşamı; sürüklenen bir yaprak gibi, rüzgara bağımlı, yönsüz, dümensiz sürdürenlerin değil ama; sürekli yön değiştiren tipi altında zor da olsa doğru bilinen yolda yürümek olarak algılayanların, iç karmaşalarını çözmeyi ertelemeleri bizi şaşırtmamalı. Kimi zaman da, yalnızca yanıtını bulmaktan koktuğumuz için gömeriz sorularımızı, daha doğmadan… Ben, onlardan da değilim…
“Kendi çocuklarım düşe kalka, ağlaya güle büyürlerken, onları bu fotoğrafın fotoğrafçısı gibi izliyor muydum?” sorusunun yanıtı; hemen bulamasam da, şuralarda bir yerde duruyor olmalı. Şurada, belki bu fotoğraf karesinde…
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s